Evrime teorisine dair sitemize gönderilen bir video. Evrimi eleştiren bir video. Ancak evrimci görüşe sahip hazırlanan bir sunum bir video varsa da gönderildiği takdirde yayınlanacaktır.
Evrim
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Biyolojide evrim, canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal deÄŸiÅŸime uÄŸrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanmasıdır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.[1] Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya’daki diÄŸer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaÅŸamış türlere dayanır ve ayırdedilebilir farklılıklar, baÅŸarılı nesillerde meydana gelmiÅŸ genetik deÄŸiÅŸikliklerin bir sonucudur.[1]
Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun zamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.
Dünya’daki canlı türlerinden henüz sadece 2 milyondan biraz fazlası tanımlanabilmiÅŸ ve sınıflanabilmiÅŸtir. Bazı tahminlere göre henüz tanımlanmamış 10 ila 30 milyon canlı türü vardır. Bir milimetrenin binde birinden kısa bakterilerden tutun, yerden yüksekliÄŸi 100 metreyi, ağırlığı binlerce tonu bulan sequoia servi aÄŸaçlarına kadar dünyadaki canlı türleri, cüsse, biçim ve yaÅŸayış biçimi açısından çok büyük farklılıklar gösterirler. Sıcak su kaynaklarında kaynama sıcaklığına yakın derecelerde yaÅŸayan bakteriler olduÄŸu gibi, Antarktika’daki buzullarda ya da tuz göllerinde -23°C’ye varan sıcaklıklarda yaÅŸayan algler ve mantarlar vardır. Aynı ÅŸekilde karanlık okyanus tabanlarındaki hidrotermal çatlakların kenarlarında yaÅŸayan devasa boru kurtçukları olduÄŸu gibi, Everest Dağı’nın yamaçlarında, 6 bin metre yükseklikte yaÅŸayan hezaren çiçekleri ve örümcekler vardır.[1]
Dünyadaki bu neredeyse sınırsız sayıdaki yaşam biçimi, evrimsel sürecin bir sonucudur. Tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar. İnsan ve diğer tüm memeliler, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış sivrifaremsi bir canlıdan evrimleşmişlerdir. Memeliler, kuşlar, sürüngenler, iki yaşamlılar ve balıkların ortak atası 600 myö yaşamış su solucanlarıdır. Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemişlerdir.[1] Biyolojik evrim, canlı nesillerinin ortak atadan değişerek türeme (İng: descent with modification) sürecidir.[2] Yeni nesiller, eski nesillere göre farklılıklar taşırlar ve ortak atadan uzaklaştıkça çeşitlilik artar.
Evrim Kuramı’nın bilimsel statüsü
- Daha çok bilgi için: Teori ve olgu olarak evrim
Modern bilimde kuram, tutarlı bir bütün oluÅŸturan gerçekler ve açıklamalardır. Modern fiziÄŸin temel taÅŸlarından olan Görelilik ve Kuantum kuramları, ÅŸu an üzerinde deliller toplanan, yeteri kadar test edilip güven verdiklerinde kanun konumuna yükselecek hipotezler deÄŸillerdir. Evrim kuramı da aynı statüye sahiptir. Biyolojideki birçok veriyi birleÅŸtirip anlaşılır kılar; henüz kanıtlanmamış, test aÅŸamasında olan bir “tahmin” deÄŸildir.
Evrim kuramı, insanlığın kökenine ilişkin sonuçları nedeniyle ortaya atıldığından bu yana sosyal ve politik alanda en çok tartışılan bilimsel kuramdır. Bunun sonucunda, kuramın bilimsel algılanışı ile popüler algılanışı oldukça farklı olagelmiştir. Evrim kuramına popüler düzeyde karşı çıkan ve onun yerine yeryüzündeki canlılığın kökeni ve çeşitliliğini doğaüstü bir yaratıcıya bağlayan akımlara genel olarak yaratılışçılık adı verilir.
Evrim kuramı, üç hususta açıklamalar getirir:[1]
- Evrimin olgusu (İng: fact of evolution) - canlı organizmaların ortak atalardan geldikleri ve birbirleri ile akraba oldukları bilgisi.
- Evrimsel tarih - Türlerin birbirlerinden tam olarak ne zaman ayrıldıkları ve bu ayrımların detayları.
- Evrimi gerçekleştiren mekanizma ve süreçler.
Bu basamaklardan birincisi olan evrimin olgusu, evrimin temel taşı ve son derece kesinlik arzeden bilgilere sahip olunan kısmıdır. Bu hususta Darwin’in topladığı bir çok delilin üzerine yüzyıllardır bir çok farklı biyoloji dalı tarafından toplanan deliller eklenmiÅŸtir. Günümüzde organizmaların evrimsel kökenlerine dair sahip olunan bilgiler, dünyanın yuvarlaklığı, gezegenlerin hareketleri ya da maddenin moleküler yapısı kadar “kesinlik arzeden” bilimsel çıkarımlardır.[1] Burada kastedilen kesinlik, şüphe götürmez bir gerçekliÄŸi ifade etmektedir. DiÄŸer iki husustaki bilimsel çalışmalar ise aralıksız devam etmekte, her geçen gün yeni bir sonuca ulaşılmaktadır. ÖrneÄŸin ÅŸempanze ve gorilin insana olan yakınlığının, babun veya diÄŸer maymunlara olan yakınlıklarından daha fazla olduÄŸu bugün kesin olarak bilinmektedir.[1]
Evrim kuramının bilimsel statüsü, eÄŸitim, din, felsefe, bilim ve politika baÄŸlamında sıkça gündeme getirilmektedir. Bu konu daha çok Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde Hıristiyan cemaat ve lobilerin öncülüğünde gündeme gelmektedir. Fakat diÄŸer ülkelerde, eÄŸitim ve politikaya uzanmaya çalışan yaratılışçı görüşlerin savunucuları tarafından da gündeme getirilmektedir. Evrim kuramını destekleyen reddedilemez kanıtlar ve neredeyse mutlak denebilecek derecede bir bilimsel konsensüs olmasına raÄŸmen, yaratılışçı ÅŸeklinde adlandırılan çevrelerce bilim dünyasında iki kutup varmış gibi gösterilmeye çalışılır. Yaratılışçı çevreler Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde, toplumdan büyük oranda destek görmediÄŸi iddiası ile Evrim Kuramı’nın okullarda bilim derslerinde okutulmasına karşı çıkmaktadır. Bu konuda Amerika’da yüzbinlerce bilim insanını temsil eden bilimsel meslek kurumları ve onun yanında 72 Nobel ödülü sahibi bilim insanı Evrim Kuramı’nı destekleyen bildiriler yayınlamıştır. Buna ek olarak açılan davalarda evrim kuramının bilimsel olduÄŸu kabul görmüş bir teori olarak kabul edilmiÅŸ ve okullarda okutulmasının devamına karar verilmiÅŸtir.
Bilimsel camianın büyük bölümü, biyoloji, paleontoloji, antropoloji ve diger disiplinlerdeki görüngüleri açıklayan yagane kuramın Evrim Kuramı olduÄŸunda hemfikirdir. 1987 de yapılan bir araÅŸtırmanın sonuçlarına gore Amerika’daki doÄŸa bilimleri alanında 500,000 bilim insanından yaklaşık %99.85′lik bir bolümünün evrim teorisini desteklediÄŸi ortaya konulmuÅŸtur. Evrim-yaratılış tartışmalarında uzman konumunda olan Brian Alters, doÄŸa bilimleri alanlarında çalışan tüm bilim insanlarının %99.9′unun Evrim Kuramı’nı desteklediÄŸini belirtmiÅŸtir. Benzer ÅŸekilde, dünyanın deÄŸiÅŸik ülkelerindeki bilimsel çevreler defalarca Evrim Kuramı’nın bilimsel olduÄŸuna iliÅŸkin bildiriler yayınlamıştır[19]. 1987 yılında Amerika’daki biliminsanları arasında yapılan bir araÅŸtırma, 480.000 bilim insanından sadece 700 bilim insanının yaratılışçı ve benzeri açıklamalara itibar ettigini, ya da Evrim Kuramı’na karşı şüphe duyduÄŸunu göstermiÅŸtir. Ve bu 700 (%0.158) bilim insanından sadece küçük bir bölümü doÄŸa bilimleri alanında akademik çalışma yapmaktadır [20]. Son yıllarda yapılan benzeri karşılaÅŸtırmalar, Evrim Kuramı’nı bütünü ile reddeden ya da ona karşı şüphe duyan bilim insanlarının oranının yaklaşık olarak %0.054 civarında olduÄŸunu göstermiÅŸtir. Karşı çıkanların %75.1′i biyoloji dışındaki bilim dallarında çalışmaktadır.


Siteden rastgele bir video gelsin



RSS
22:15 on AÄŸustos 28th, 2010
Evet tam bir evrim komedisi…
03:16 on Nisan 11th, 2011
ulen doçent olmuş biyoloji mühendisi atam maymun diye ne de çok ısrar ediyor.bırakalım onun ailesi öyle olsun.
06:43 on Eylül 19th, 2011
ArkadaÅŸlar basitçe anlatmak gerekirse adından da anlaşılacağı gibi bu bir teoridir. Teorinin ne anlama geldiÄŸini lütfen siz araÅŸtırınız. Bu arada ilmi anlamak istemiyorsanız, Allah’ın ilmini de anlamakta zorluk çekebilirsiniz. Canlıların geliÅŸmesindeki evrelerin yaradılış ilmi çerçevesinde meydana geldiÄŸine inanıyoruz. Sonuçta bu da Allah’ın ilmidir. İlmi yok saymak yada bu konuda çalışmış, emek harcamış, kafa patlatmış insanların emeklerine saygısızlık etmekle sonuca da ulaÅŸamayız. Edison ampul yapımında 50.000 (elli bin) hata yapmış. Bu ÅŸekilde ampul yapımında karşılaşılacak 50.000 sorunun çözümüne de vakıf olmuÅŸtur. Hata yapmak insanlara özgü bir olaydır. Hata yapabilmek için bol keseden ahkam kesmek yerine biraz çalışmak gerekir. Darwin belki atasının maymun olduÄŸunu, daha doÄŸrusu her ikisinin de ortak atadan geldiÄŸini savunarak teoriyi oluÅŸturmuÅŸtur. Bilim bu, o zamanda kalmadı geliÅŸmeye devam ediyor. Biz de insanız geliÅŸmeye devam ediyoruz. Evrim bir ÅŸekilde devam ediyor. (önceden programlandığı ÅŸekilde). Kimse atasının maymun olmasını istemez ama olduÄŸunu yada olmadığını da henüz kanıtlayan yok. Okuyun, araÅŸtırın çalışın. BaÅŸka söylenecek bir ÅŸey kalmadı…
17:19 on Aralık 12th, 2011
hayvanın iradesi yok o allahın elinde insan ise az da olda iradesi var hayvan mutasyon olur insan olmaz kendi gen ini deÄŸitirmese tabi araÅŸtırın diyenler en büyük ansiklopediye baksın kur-an’ kerim
22:03 on Aralık 22nd, 2011
hakan erk arkadaşıma Kuran-ı Kerimde Allah C.C. bize Adem (a.s.) ile Havva anamızdan geldiğimizi bildiriyor. O senin dediğin araştırmaları başka konular üzerinde yapın. bu konu Allah C.C. tarafından bildirilmiş tartışmaya bile gerek kalmayacak şekilde kesindir.
02:48 on Aralık 24th, 2011
evrimle ilgili komik bir video